İnsanlar Arasında Adalet PDF Yazdır e-Posta

Insanlar Arasında Adalet

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar
arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.
Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi
işitici, her şeyi görücüdür.” (Nisâ, 58)

 

Rasûlullah (sav) buyuruyor:

“Sizden önceki milletlerin yok olmasına sebep, içlerinden soylu biri hırsızlık yapınca ona dokunmayıp, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca ona cezasını vermeleriydi. Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim.” (Buhârî, Enbiyâ 54, Müslim)

Allah Teâlâ, kullarının dünya ve ahiret mutluluğu için Peygamberleri aracılığı ile bir takım emir ve yasaklar bildirmiştir. Özellikle ve öncelikle dünya düzeni ve toplumun huzuru için, bazı suçlara cezalar tayin etmiştir. Bu cezalara Kur'an ve sünnet dilinde ve İslam Hukukunda terim olarak had (çoğulu: hudûd) denir.

Hudud, adam öldürme, yol kesme, zina, hırsızlık ve içki gibi müslümanların tümünü ilgilendiren yani toplumun genel düzeni ile ilgili hukuk'un çiğnenmesi halinde tatbik edilecek cezalar olarak dikkat çekmektedir. Bu cezalar ancak devlet otoritesi ile uygulanabilir. Bu sebeple de Hz. Ali "İnsanlar için iyi-kötü bir idarenin bulunması mutlak zarûrettir" demiştir. Kendisine "iyi yönetimi anladık da, kötü-günahkâr yönetim de ne oluyor?" denildiğinde, "Onun sayesinde hudûd uygulanır, yol güvenliği sağlanır, düşmanla savaşılır ve ganimet taksim olunur" diye yönetimin temel görevlerine işaret etmiştir. (İbn Teymıyye, es Siyasetu'ş şer'iyye, s.57)

Hukuk ve sosyal huzur açısından güvenli bir toplum, ekonomisi güçlü bir toplumdan çok daha mutludur. Zaten hukuk ve sosyal güvenliğin bir boyutu, mal güvenliğidir. Nitekim yukarıdan beri sözünü ettiğimiz had cezası uygulanacak suçlar içinde hırsızlık da bulunmaktadır. [İsmail Lütfü Çakan, Altınoluk Dergisi, 1994-Kasim, Sayı:105, Sayfa:005]