|
Dildeki Hançer
Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir." (Hucurât, 12)
Rasûlullah (sav) buyuruyor:
“Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Bunlarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı. Ey Cebrâil! Bunlar da kim?” diye sordum: "Bunlar, dedi, insanların etlerini yiyenler ve ırzlarını (şereflerini) payimal edenlerdir." (Ebû Dâvud, Edeb 40, (4878, 4879)) Ebû Hureyre (ra)’ın rivâyetine göre, Peygamber Efendimiz ashâbına şöyle sormuşlardır: “- Gıybet nedir bilir misiniz?” Ashâb-ı kirâm: “- Allah ve Rasûlü daha iyi bilir!” dediler. Bunun üzerine Allah Rasûlü: “- Gıybet, Müslüman kardeşinin hoşlanmadığı şeylerle arkasından çekiştirmendir.” buyurdular. Denildi ki: “- Ya Rasûlallâh! Arkasından söylediğim o fenâ şey, ya kardeşimde varsa…” Cevâben: “- Söylediğin şey, onda varsa gıybet etmiş olursun; eğer yoksa ona iftira ve bühtanda bulunmuş olursun!..” (Müslim, Birr 70; Ebu Davud, Edeb 40/4874)
|